Iştidad Ne Demek? Osmanlıca ve Edebiyatın Gücü Bir hikâye okuduğunuzda veya bir şiirin ritmine kapıldığınızda, kelimelerin bir anda sizi başka bir dünyaya taşıyabileceğini fark etmişsinizdir. İşte edebiyatın büyüsü burada saklıdır: kelimeler sadece anlam taşımakla kalmaz, ruhumuzu ve düşünce dünyamızı dönüştürür. Osmanlıca metinlerde karşımıza çıkan “iştidad” kelimesi de, bu dönüştürücü gücün örneklerinden biridir. Basit bir çeviriyle “yetenek, kabiliyet, eğilim” anlamına gelen iştidad, edebiyat perspektifinden incelendiğinde karakterin içsel dünyası, yaratıcı potansiyeli ve metinler arası etkileşimle ilişkili derin bir kavram olarak karşımıza çıkar. Edebiyat ve Iştidad: Temel Tanımlar Edebiyat kuramları açısından iştidad, yalnızca bir karakterin yeteneği değil, metnin kendi iç dinamikleriyle bütünleşmiş bir…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Film İzlemek Ne Katar? Sinema, Kültür ve Eğlence Üzerine Bir Yolculuk Film izlemek… Belki de hayatımızın vazgeçilmez bir parçası, bir kaçış yolu. Hangi yaşta, hangi coğrafyada, hangi kültürde olursak olalım, film izlemek, her insanın ortak noktalarından biri. Ama bu işin bir de ekonomik boyutu var. Özellikle “Film izlemek ne Katar?” sorusuna yanıt verirken, sinemanın bir eğlenceden öte, ekonomik bir endüstri olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu yazıda film izleme alışkanlıklarını, ekonomik yönlerini ve kültürel etkilerini kendi deneyimlerim ve veriler ışığında ele alacağım. Gelin, biraz da bu konuya farklı bir perspektiften bakalım. Film İzlemek: Çocuklukta Bir Kaçış, Yetişkinlikte Bir İhtiyaç…
Yorum BırakCeylan Kaç Defa Evlendi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Değerlendirme Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlar, günümüz dünyasında bireylerin yaşamlarını şekillendirirken, bu kavramların özellikle toplumsal ilişki biçimleri, aile yapıları ve evlilik anlayışı üzerindeki etkilerini göz ardı edemeyiz. İstanbul gibi büyük ve dinamik bir şehirde yaşayan, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal adalet konularına duyarlı bir birey olarak, sokakta, işyerinde ve toplu taşımada gözlemlediğim pek çok durum, bu kavramların günlük hayatla nasıl örtüştüğünü anlamama yardımcı oluyor. Gülseren Ceylan’ın evlilikleri üzerinden ilerleyerek, toplumsal cinsiyetin ve sosyal normların evlilik anlayışımızı nasıl şekillendirdiğini tartışacağım. Ceylan Kaç Defa Evlendi? Evlilik ve…
Yorum BırakBuğdayı Islatmadan Keşkek Olur Mu? Yıllardır Türk mutfağının en sevilen yemeklerinden biri olan keşkek, genellikle düğünlerde, bayramlarda veya özel günlerde sofralarımızda yerini alır. Birçok kişi için keşkek, kökeni itibariyle geçmişten gelen bir gelenek olarak, aynı zamanda nostaljik bir lezzettir. Ama bir soru var ki, her zaman kafamı kurcalar: “Buğdayı ıslatmadan keşkek olur mu?” Hadi gelin, birlikte bu sorunun peşine düşelim, hem de mutfağımda, günlük hayatımda ve hatta düşünce dünyamda nasıl yankı bulduğuna bakalım. Keşkek Nedir, Neden Bu Kadar Önemlidir? Keşkek, buğday ve etin buluştuğu, ağır ateşte uzun süre pişen bir yemektir. Özellikle Anadolu’da yaygın olan bu yemek, geçmişte misafirlere saygı…
Yorum BırakIlgım Salgım: Edebiyatın Dönüştürücü Suyolu Edebiyat, insan ruhunun karmaşıklığını ve yaşamın çok katmanlılığını kelimeler aracılığıyla görünür kılar. Her cümlenin bir titreşim, her paragrafın bir yankı olduğu bu evrende, Ilgım Salgım kavramı, okuru sıradan anlatıların ötesine taşır; bir tür duygu ve düşünce akışı, hem bireysel hem de toplumsal belleğe dokunan bir edebi hareket olarak karşımıza çıkar. Anlatı teknikleri bu noktada bir köprü görevi görür; sembolik imgeler, metaforlar ve karakterlerin içsel monologları, Ilgım Salgım’ın okur üzerindeki etkisini çoğaltır. Peki, bu ifade edebiyat açısından neyi temsil eder? Hangi metinler, türler ve temalar üzerinden çözümleyebiliriz? Ilgım Salgım’ın Metinsel Kökenleri Kelimenin kendisi halk dilinde nadiren…
Yorum BırakAt Kuyruğu Otu: Ekonomik Perspektiften Kaynakların Kıtlığı ve Seçimlerin Sonuçları Kaynaklar sınırsız olsaydı, ekonomik analiz çok daha basit olurdu; ancak gerçek dünyada kıtlık, seçim ve öncelik kavramları her kararın merkezinde yer alır. Bu bağlamda, at kuyruğu otu olarak bilinen bitki—bilimsel adıyla Equisetum—sadece biyolojik veya sağlık açısından değil, aynı zamanda ekonomik metaforlar ve piyasa dinamikleri için de ilginç bir örnek sunar. At kuyruğu otunun diğer adı “Kırkkilit” olarak da bilinir ve tarih boyunca hem şifa amaçlı hem de endüstriyel kullanım alanlarıyla dikkat çekmiştir. Peki, bu bitkinin ekonomik perspektiften analizi bize ne anlatabilir? Mikroekonomi: Tüketici Tercihleri ve Fırsat Maliyeti Mikroekonomik açıdan, at…
Yorum Bırakİşletmenin Babası Kimdir? İşletme Dünyasının Kökenlerine Bir Yolculuk İşletmenin babası kimdir? Duyduğumda aklıma, bu sorunun oldukça düşündürücü olduğunu itiraf etmeliyim. Çünkü, her ne kadar bir işletme kavramı 20. yüzyılın başlangıcından beri hayatımızda olsa da, bu kavramın kökenleri aslında çok daha derinlere, geçmişin topraklarına dayanıyor. Bir işletme, sıradan bir iş yeri ya da küçük bir dükkan gibi görünse de, gerçekte çok daha büyük bir ekosistemin parçası. Peki, bu sistemin temellerini atan kişi ya da kişiler kimlerdi? İşletmelerin gelişiminde önemli rol oynayan kimdir? İşletme dünyasının ‘babası’ kimdir? İşte bu sorunun yanıtına dair bir araştırma yaparken, bana da birkaç ders çıkarmak nasip oldu.…
Yorum Bırakİnaktif Ne Demek Biyoloji? Bir Hücrenin Sessizliği Üzerine Bir sabah, Kayseri’deki odamda gözlerimi açtım, hafifçe güneş ışığı odama sızıyordu ve dışarıda kuşlar öterken, ben bir şeylerin eksik olduğunu hissediyordum. Hayatımda her şeyin koşturmacası, işin, okulun karmaşası derken, kendime vakit ayıramadığımı fark ettim. O gün, derin bir içsel boşluk hissettim. İşte tam o anda, biyoloji dersinde öğrendiğim “inaktif hücreler” aklıma geldi. Hayatımı, ruh halimi ve varoluşumu anlamlandırmak için bilimsel bir kavramın açıklamalarına sığınmak… belki de biraz garipti. Ama o kavram, bir şeyleri açığa çıkardı. İnaktif Hücrelerle Tanışma Günlerden bir gün, biyoloji dersinde hocamız inaktif hücreler hakkında konuşuyordu. Derste, hücrelerin bazen “aktif”…
Yorum BırakÖzgeçmiş Nasıl Başlamalı? Cesur Bir Yaklaşım Hepimiz bir gün özgeçmiş yazmanın zor bir görev olduğunu kabul etmek zorunda kalıyoruz. Yani, kimse “Hadi ya! Bugün mükemmel bir özgeçmiş yazacağım!” diyerek uyanmaz. Özgeçmiş, hayatın tekdüze ve sıradan anlarını, başarılarla süsleyip, harika bir şekilde sunduğumuz bir belgedir. Ama başlamak, asıl mesele! Peki, özgeçmiş nasıl başlamalı? diye sorarsanız, işte burada işler karışıyor. Çünkü öyle bir başlık var ki, bu başlık hayatınıza ve kariyerinize dair en büyük yanlış algıları oluşturabilir. Bugün, çok bilinen “klişe”lerden ve basmakalıp önerilerden sıyrılacağız. Özgeçmişinizin başlangıcı sadece şablonlardan ibaret mi olmalı, yoksa size ait bir sesle, kişisel bir dokunuşla mı olmalı?…
Yorum BırakÖzel Hizmet Tazminatı Emekliliğe Yansır mı? Hayatımda bazen bir şeyler öyle bir anda değişiyor ki, kafamı toparlamak, duygularımı dengelemek ve doğru bir karar vermek zorlaşıyor. Bu yazı da işte böyle bir dönemin tam ortasında başlıyor. Kayseri’deki sakin evimde, bir yandan yağmurun pencereme vurmasını dinlerken, diğer yandan zihnimdeki karmaşayı dizginlemeye çalışıyorum. Ne kadar isterdim ki bazen hayatın içinde kaybolmamak, her şeyin anlamını bulabilmek… Ama işte bazen en küçük sorular bile, insanı düşündürmeye, en derinlere çekmeye yetiyor. Bir arkadaşım vardı, Nisan. Aynı yaştaydık, aynı hayalleri kurar, aynı derin sohbetleri yapardık. Bir gün oturduk, kahvelerimizi içip hayatın ne kadar kısa olduğundan bahsettik. Hedeflerimiz…
Yorum Bırak